Mart ayında Berlin

2013 yılında açtığım ve unuttuğum Blog’a 2018 yılında ilk yazımı yazıyorum :). Gitmeden önce o kadar araştırıyorum, en kötü bir daha giderim, bulunsun dedim, yazma yeteneksizliğime aldırmadan Berlin’i anlatmaya çalıştım. Umarım yinede birilerinin işine yarar.


Polonya’nın görülmeye değer birçok komşusundan en yakını Berlin🐣

Otobüsle en fazla 7 saat, akşam geç bir saatte çık sabahına oradasın. Polonya’da yaşayan yada gezmek için gelen herkesin rahatça gidebileceği bir yer. Bunun dışında Antalya, İstanbul, İzmir şehirlerinden direk uçuşları mevcut. SunExpress, Germania, Corenden Airlines yada charter uçuşlar en uygunları, Skyscannner’ den kontrol edebilirsiniz.


Euro bölgesi olmasına rağmen bir çok Avrupa şehrinden uygun. Ama yinede güzel bir akşam yada öğlen yemeğine kişi başı 70 lirayı gözden çıkarmanız gerekebilir. Malum TL neredeyse 5 Euro:(

1961 yılında Ankara ile yapılan İşçi Alımı Anlaşmasıyla başlayan Türk göçü sayesinde bugün Almanya’da ‘yabancı nüfus’ sıralamasında ilk sıradayız. -kayıtlı kişi sayısı 1 milyon 400 bin imiş-

Artık Avrupa’nın hiçbir kentinde Türkçe konuşulduğunu duyunca şaşırmıyoruz, diil mi¿ Türkler Heryerde!:)

Ancak yine de hiçbir kentte bu kadar Türk’le karşılaşamazsınız. Öyle ki bir Türk mahallesi (Kreuzberg) görüp, uzun kuyruklar oluşan seyyar bir Türk kebapçı da sebzeli tavuk dürüm yiyebilir, Türkçe protestolarla karşılaşabilirsiniz:))

Hızlı bir şekilde iki günde tüm şehri gezebilirsiniz. Ancak ben biraz uzattım ve 4 günümü Berlin’de geçirdim.

İlk gün, gece 12 de Zachodnia’dan bindik, sabah saat 7de Berlin otobüs terminalindeydik (ZOB).

Benim kullandığım otobüs firması Ecolines ve gidiş-dönüş fiyatı 90 zloty (Yaklaşık 103 lira) idi. Polskibus’a bağlı flixbusa da bakabilirsiniz.

Terminalden ilk görmek istediğimiz yer olan Charlottenburg sarayı yürüyerek 35 dakika, biz yürüdük ama günlük, iki günlük yada haftalık gibi seçenekleri olan Tageskarte biletlerini alarak her yere otobüs, metro(metrolar U harfi, banliyö hatları ise S harfi ile gösterilmiş), tramvay ile yolculuk edebilirsiniz. Berlin’de de Fransa’dakine benzer şekilde şehir merkezi A, hemen bir sonrası B, daha dış kısımlar ise C ile ayrılmış. Bilet fiyatları da buna göre düzenlenmiş. Ancak görülmesi gereken yerlerin tümü A ve B kısımlarında.

Grafik-Tarifbereiche-400x225_teaser

Günlük bilet fiyatları, AB: 2.80 €, ABC: 3.40 €. İndirimli biletler sadece 6-14 yaş arasındaki çocuklar için geçerli, fiyatları; AB: 1.70 €, ABC: 2.50 €.

Biletler gece 3.00’e kadar geçerli ve hemen girişlerde onaylatmayı unutmayın. Hiç kontrole denk gelmedim ancak onaysız ve biletsiz yakalanmanın cezası 60 euro.

Daha ayrıntılı bakmak için,

Berlin ulaşımını en iyi anlatan sayfa;

İlk durak terminale yakın ve açık olan (sabah erken saatler olduğu için geneli kapalıydı) Türk bir döner dükkanı, bi kahve içip yanımızdaki poğaçaları yedikten sonra başladık Berlin gezimize.

Dikkatimizi ilk trafik ışıkları çekti; Ampelmannlar, türkçe adıyla ampül adam. Aslında bunu gördüğümde Doğu Berlin’de olduğumuzu düşünmüştüm. Çünkü bunların asıl Doğu Berlin’in bir simgesi olduğunu okumuştum. Batı Berlinde bulunmasının sebebi bir ara kaldırılması planlanmış ancak 2005 yılında kampanyalar sayesinde tekrar bölge ayırmadan kullanılmaya başlandığı içinmiş.

Güzel parklardan geçerek  Charlottenburg Sarayı’na vardık.

IMG_7908
Bir Trabi’nin üzerinde Ampelmann

Charlottenburg Sarayı

Hala kış havasında olduğumuz için Berlin’in en büyük bahçelerinden olmasına rağmen Schlosspark’ın yani saray bahçesinin çok güzel bir görünüşü yoktu.

  • Berlin’in en büyük sarayı olan Charlottenburg,  17.yüzyılın sonlarında Sophie Charlotte emri ile yazlık olarak inşa edilmiş ve sadece orta kısım ile iki yan kısmı yapılmış.Zamanla oğulları ve de torunlarının isteği ile büyütülmüş.
  • Burda olmasının sebebi kocası Brandenburg elektör’ü III. Friedrich’in Lietze adlı köyü karısına hediye etmesi
  • Sarayın ilk adı da Lietzenburg.
  • Sophie Charlotte öldükten sonra eşinin emri ile değişmiş.
  • Saray Barok ve Rokoko tarzında,
  • Hohenzollern hanedanından kalan tek miras. Bu aileden alman imparatorlar; I.Wilhelm, III. Friedrich ve II.Wilhelm çıkmış.(bütün erkek isimleri ya wilhelm ya da friedrich),
  • Charlottenburg aynı zamanda sarayında içinde bulunduğu semt ve hardenberg caddesinde Jön Türklerden Talat Paşa öldürülmüş.
  • 2. Dünya Savaşı’nda zarar gören yapılardan.
  • Pazartesi ziyarete kapalı, saat 10:00-16:30 arası açık, giriş ücreti 10€, öğrenci indirimi var, fiyatı 7€.
  • Fotoğraflarında içi bana çok güzel görünmediği için girmedim.
  • https://www.museumsportal-berlin.de/en/  buradan tüm müzelere daha ayrıntılı bakabilirsiniz.

IMG_7952

Burdan sonra Kunfürstendamm caddesine gittik. Bağdat caddesine benziyor ve 3,5 metre boyunda, Urban Outfitters gibi birçok mağaza ve hediyelik eşya satan dükkanlar hatta sadece Ampellmanlarla ilgili hediyeliklerin olduğu bir dükkanda bulunmakta. Cadde sonunda Kaiser Wilhelm Memorial Church yani Yıkık Kilise, zamanında Batı Berlin’in gelişmesi için yapılan Europa Center adında bir kompleks ve onunda biraz ilerisinde Kadewe adlı sadece pahalı markaların bulunduğu bir avm var.

Kaiser Wilhelm Anıt Kilise(alm. Kaiser-Wilhelm-Gedächtniskirche)

  • Protestan kilisesine bağlı Batı Berlin’in simgesi olan kilise 1 Eylül 1895 yılında büyük bir seremoni ile açılmış. 6,8 milyon marklık yapımı halk tarafından finanse edilmiş.
  • I. Wilhelm anısına yapılmış, yapıldığında oldukça görkemli olan kilise 2. Dünya Savaşı sırasında hava saldırıları sonucu büyük bir hasar görmüş. Ve bu haliyle savaşın simgesi olması için korunmuş.
  • Romanesk stilinde, yapıldığında 5 kulesi olan kilisenin şuan sadece ana kulesi bulunmakta ve yüksekliği 113 metre iken 63 m. kalmış.
  • Giriş ücretsiz ve içinde eski ve yeni hallerini gösteren maketler var.
  • Hemen yanına 20 bin küçük camdan oluşan modern yapıda bir kilise inşa edilmiş.

Merkezde bulunan kalacağımız yerde dinlendikten sonra akşam ışıklandırmanın güzel olduğunu duyduğumuz Brandenburg Kapısına gittik. Yolumuzun üzerindeki Potsdam meydanından geçtik.

Kalacaklar yerler için;

Potsdamer Platz

  • 2. Dünya Savaş’ında çok hasar gören bu meydan, o dönemden sonra giderek büyümüş ve çok popüler olmuş.
  • 1838’de demiryolu istasyonu olan Potsdamer Bahnhof burada kurulmuş ve trafiği çok yoğun olduğu için Avrupa’nın ilk trafik ışıkları da burada kurulmuş.
  • Berlin duvarından bir parça da burada ve üzerine bir sürü sakız yapıştırılmış. Bazı sakızlar çürümüş, çok iğrenç. Annemi burda düşünemiyorum:) Daha sonra neden böyle yapıldığını araştırdım ancak bi nedenini bulamadım.
  • Işıklı, büyük Sony center yani Sony sponsorlu bir kompleks ve film müzesi (filmhaus) bu caddede bulunmakta.

Brandenburger Tor

  • Berlin’in ana sembollerinde biri olan bu yapı Reichstag yani Federal Alman Parlamentosunun kuzeyinde, arkasında ise en büyük kent parkı Tiergarten kalıyor. Ve yine çok yakınında Holokost Anıtı bulunmakta.
  • Bu yapı Doğu Berlin’in içinde ve 6 sütundan oluşan yapı Hitler iktidardayken sembol olarak kullanılmış.
  • Kapı denmesinin sebebi eskiden buradan bir saraya girilirmiş, ancak sonradan bir bombardıman sırasında yıkılmış.
  • Üzerinde bulunan heykelin adı ‘Quadriga’, Alman bir heykeltraş tarafından yapılmış.
  • Mahşerin 4 atlısını ve arabayı süren de Roma Zafer Tanrıçası Victoria’yı temsilen yapılmış.
  • Prusya kralı II.Friedrich William emriyle barış simgesi olarak 1788-91 yılları arasında yapılmış.
  • 1806 da Napoleon, bir muharebede Prusyayı yenince kapıyı Paris’e götürmek istemiş ancak çok ağır ve büyük olduğu için sadece Quadriga’yı götürebilmişler.
  • 1814’de geri alınmış ve zeytindalı, demir haç ile değiştirilmiş.
  • Hemen önündeki meydanın adı Pariser platz yani Paris meydanı. Bu ismin sebebi Fransız devrimi gerçekleştikten sonra buraya da sıçrayıp burada bir savaşın olması.
  • Neoklasik mimari tarzı örneklerinden.
  • Orta kapı kraliyet ailesine aitken diğer iki kapıdan halkın geçebilme hakkı varmış.
  • 1989’da ziyarete açılır ve birleşmeyi sembolize eder.img_8140.jpg

Ertesi gün otelimizin bisikletleri ile şehir turuna başladık ve ilk durak ‘küçük(Klein) İstanbul’ denilen Kreuzberg semtinde bulunan Kreuzberg Merkezi idi, o gün bulamadım ama onu ararken  küçük bir dükkan olan Mustafa’s Gemüse Kebabı buldum:) Burada uygun fiyata güzel bir sebzeli tavuk dürüm yiyebilirsiniz.

Berlin’de her yeri yürüyerek de rahatça gezebilirsiniz ama bisikletle çok daha rahat, her yerde bisiklet yolu var ve uygun fiyata kiralayabileceğiniz yerlerde var. Sadece bir uygulama indirerek onun üzerinden de bisiklet kiralayabilirsiniz.

Checkpoint Charlie 

  • Asıl adı C kontrol noktası, burası 1961 yılında Berlin Duvarı örüldükten sonra şehir 4’e bölündüğünde galip devletler tarafından 3 geçiş noktasından tek geriye kalan. Diğerleri; Helmstedt(Alpha), Dreilinden(Bravo)
  • 1961’den 90’a kadar Rusya ve Amerika’yı ayıran geçiş noktası olmuş. Ve sadece müttefik askerler, büyükelçiler, temsilci, üst düzey yöneticiler ve onların yakınlarının geçmesine izin varmış.
  • Bir nevi gümrük kapısı olan kapıda şuan temsilen bir Amerikan askeri fotoğrafı ve asker üniformalarında iki kişi bulunmakta. Belli bir ücret karşılığında fotoğraf çekilebilirsiniz. 5€ sanırım.
  • Hemen yanında 56. yılında olan Checkpoint Charlie müzesi(Haus am Charlie) bulunmakta, giriş ücreti 14,50€, öğrenciler için 9,50€. İçinde kaçmak için uğraşan kişilerin kullandığı değişik aletler ve Mahatma Gandhi’nin sandalları(terlikleri yani) bulunuyormuş. Ben girmedim. 9.50*5🤪
  • Soğuk savaş döneminin sembolü ve Casuslar Köprüsü filminde de geçmekte. Film güzeldi, gidecekler izlemeli ama yine Amerika’yı daha iyi daha insancıl olarak gösterilmiş taraflı bi film bence.
  • Hemen yakınında Berlin’in bir çok yerinde bulunan Einstein kafede bir kahve içebilirsiniz. WiFi da var, şifresi einsteinkaffee2018 :))

Sıradaki durak Terörün Topoğrafyası/Topography of Terror

  • Burası hem Checkpoint Charlie’ye hemde Potsdam meydanına çok yakın olan ücretsiz görebileceğiniz bir müze.
  • İçinde açık alanda Berlin duvarının bir bölümü, kapalı alanlarda ise soykırımının nasıl başladığı, Hitlerin nasıl iktidara geldiği, politikaları ve sonunun nasıl geldiği anlatılmış.
  • Haftanın hergünü, saat 10:00-20:00 arası açık

Daha sonra Gendarmenmarkt’a doğru yola çıktık ve yine yolumuzun üzerinde Fassbender&Rausch adındaki çikolata dükkanını gezdik. İçinde ünlü yapıların çikolatadan yapılmış halleri var. Fiyatları biraz yüksek. İkramda yok:))

Hemen yakınında Fransız Katedrali, Alman Katedrali ve Konzerthaus (Opera binası) bulunan Gendarmenmarkt (anlamı; Jandarma pazarı) meydanına gittik.

  • Buraya 1700lü yıllarda Fransızlar Katolik dininin katı tavrından kaçmışlar ve burada ipek işine girmişler. Bu nedenle burada bir Fransız Katedrali ve buna nispet Almanların yaptığı Alman katedrali bulunmakta. Birbirlerine çok benzeyen katedrallerin ortasında da Konzerthaus bulunuyor.
  • Meydan 17. yüzyıldan kalma ve ortasında Alman oyun yazarı ve şair Friedrich Schiller’in heykeli bulunmakta.
  • Burası da 2. Dünya Savaşı’ndan hasar görmüş yerlerden biri. Ancak tamamen aslına uygun restore edilmiş.
  • Meydan adını 1773’de atlı süvari birliğinden almış.

Sonrasında Bebelplatz’dan geçerek Berliner Dom’a gittik. Naziler tarafından kitapların yakıldığı meydan, Bebel.

Berlin Katedrali 

  • Bu katedralde hiçbir piskopos yaşamadığı için gerçek anlamda bir Katedral sayılmıyormuş.
  • İlk olarak 1700 yılında Barok tarzda yapılan Katedral, daha sonra 1854 Alman imparatoru II.Wilhelm tarafından yıktırılmış ve neoklasik tarzda yaptırılmış. Yapımı 11 yıl sürmüş.
  • Burası da diğer tüm yapılar gibi 2. Dünya Savaşında büyük hasar görmüş. 1993 de açılmış ancak 2002ye kadar restorasyon çalışmaları sürmüş. En son 2006’da kubbeler onarılmış ve bugünki son halini almış.
  • Protestan kilisesine ait.
  • Kubbesi 114 m. yüksekliğinde ve 270 basamak çıkarak kubbeye ulaşılabilirsiniz.
  • İçinde 7269 boru ve 113 kaydı ile büyük Sauer erganun orijinal haliyle korunmuş. Romantik akımın son evresini temsil eden bir erganun. *erganun; bir kilise çalgısı
  • Ayrıca I. Friedrich ve eşi de dahil Prusya kraliyetine ait lahitler ile bir kript içerir. *kript; ölülerin gömüldüğü kilise mahzeni
  •  Katedral Belediye binasının tam çaprazında, Müzeler adasının ve DDR müzesinin çok yakınında.
  • Katedrale giriş ücreti yetişkinler için 7€, öğrenciler için 5€, Audi Guide:3€
  • Giriş saatleri: 9:50-19:00
  • Pazar günleri: 12:00-20:00

Müzeler Adası/ Museumsinsel

  • Spree nehri üzerinde 5 önemli müzeyi içeren bir ada.

Bu müzeler; Bergama Müzesi-Pergamonmuseum;

  • İzmir Bergama antik kentinden eserler burada sergilenmekte ve 3 bölümden oluşmakta bir bölümünde restorasyon çalışması nedeni ile kapalı.                         Klasik Antik Çağlar Koleksiyonu
    Yakın Doğu Müzesi
    İslam Sanatı Müzesi
  • Audi guidelar mevcut ve Türkçe seçeceği de bulunmakta
  • Bu müzede gezerken insanda iki düşünce oluşuyor; ilki bizim eserlerimizi çalmışlar ve diğeri iyiki almışlarda korunmuş. Bu nedenle gezerken canınız sıkılabilir ama en güzel müzelerden biri.

Mısır Müzesi- Neues Museum; Eski Mısır’da ki konutlarla ilgili şeyler sergileniyormuş.

Bode Müzesi; Bizans kültürüne odaklı bir müze

Altes Müzesi;Antik Yunan eserlerinin bulunduğu müze

  • 1 km’lik alanı kapsıyor, etrafı kanallarla çevrili ve Berlin Mitte’de kalıyor.
  • 1999 yılından itibaren UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer almakta,
  • 1830-1930 yıllarında oluşturulmuş.
  • Adalar bölgesine giriş ücretsiz ancak her müzeye giriş ücretli. Yukarıda verdiğim linkten bakabilirsiniz.

Burdan tam çıkarken Türk bir gelin ve damat gördüm. Düğün için dış çekimlerini yaptılar, arabalarıyla giderken bi Türk önlerini kesti ve giderken hiç korna basılmayan(çünkü gereksiz kullanmak yasak) şehirde basa basa gittiler:))

Berlin Katedralini arkanıza alarak aşağıya doğru yürüyünce solda İnteraktif bir müze olan eski Doğu Almanya’nın günlük hayatını anlatan DDR bulunmakta. Burası da 3’e ayrılmış; Kamu yaşamı, Devlet ve ideoloji ve Kule blokta yaşam. Giriş saatleri, 10:00-20:00 ve 9.50€. Online alırsanız 8.30€.

Burayı geçip yürüdüğünüzde sağ tarafta Rotes Rathouse(Kırmızı Belediye Binası); 2.Dünya savaşı’ndan sonra restore edilmiş. Rönesans dönemi yapısı, tam karşısında 1891de yapılmış Neptün Çeşmesi bulunuyor. Roma Tanrı’sı Neptün’e adanmış, çevresindeki kadın heykeller Prusya’nın 4 büyük ırmağını temsil ediyormuş. Çeşme’nin yanında Marienkirche yani Azize Meryem Kilisesi var. İsmine ilk kez 1292 yılında rastlanmış. Katolik kilisesiyken reform sonrası Protestan kilisesi olmuş. Onunda arkasında uzun bir kule göreceksiniz. O da TV kulesi olan Fernsehturm, 368 m. yüksekliği olan yapı Almanya’nın en yüksek, Avrupa’nın da 4. yüksek yapısı olmakta ve şehri panoramik olarak izleyebileceğiniz bir seyir terası var. Giriş ücreti 14€, 9:00-00:00 arası açık. 1965-69 yılları arasında Berlinli mimarlar tarafından yapılmış.

Burayı da arkamızda bırakıp Alexanderplatz‘a doğru sürüyoruz. Almanya’da yaşayanların Alex dediği meydanda farklı ülkelerin saatlerini gösterdiği ‘World Time Clock’ var. Bunun karşı çaprazında Primark, KFC gibi mağaza ve yemek yiyebileceğiniz yerler bulunmakta ama biz pazar günü orda olduğumuz için heryer kapalıydı. Noel pazarı burada kurulurmuş. Adı Rus imparatoru I. Alexander’dan geliyor. İlk yapıldığı dönemler büyükbaş hayvan pazarı, hırsız ve dilencilerle dolu olan bir yermiş.

Şimdi sırada Berlin’in simgelerinden olan “öpücük” tablosunu göreceğimiz East Side Gallery var.

East Side Gallery

  • 1989’da Berlin duvarının yıkılmasına karar verildiğinde, Doğu Berlin tarafına 100’ün üzerinde sanatçı 1,4 km’lik kısmına duvar resimleri yapmışlar. 1990-91 yıllarında yapılmış.
  • 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’nın ‘Demir Perde’ tarafından bölündüğünün en önemli simgesi.
  • 100’den fazla duvar resmi vardır.
  • En meşhurlarından iki politikacının(Brezhev ve Honecker) öpüşme resmi, Dmitri Vrubel tarafından yapılmış. Altında; ‘Tanrım, lütfen bu ölümcül aşktan kurtulmama yardım et’ yazmakta.
  • Hemen yanında Spree nehri ve üzerinde Oberbaumbricke (Oberbaum Köprüsü) görebilirsiniz. Köprü, 1896’da inşa edilmiş. Çift katlı bir köprü. Kreuzberg ve Friedrichstain’i birbirine bağlar. Duvar’dan sonra Kreuzberg Batı Berlin’in, Friedrichsatin Doğu Berlin’in popüler bölgelerinden.

Berlin Duvarı (alm.Berliner Mauer) ile ilgili;

Aslında asıl Almanya doğu ve batı olarak bölünmüş ve Berlin tamamen komünist Doğu Berlin sınırları içinde kalmıştır. Ancak Berlin’in de 4 ülke tarafından bölünmesiyle (İngiltere, Fransa, Amerika ve Rusya) 1961’de Berlin duvarı örülmüştür. Kapitalist Batı Berlin yönetimi İngiltere, Fransa ve Amerika’nın elinde, Doğu Berlin ise Sovyetler Birliği tarafından yönetilmektedir. Şehri ortasından kesen duvar 45 km. 1989’da yıkılmıştır. Sovyetlerin yönetimi sert olduğu için Doğu Blokunda yaşayan herkes Batı’ya kaçmaya başlamış, bunun üzerine duvar örülmüş. Doğu tarafındakiler duvara yaklaşamadığı için o tarafta hiç grafiti yapılmamış, 1990’da resmi olarak yıkılacağı açıklandıktan sonra yapılan resimlerle Doğu Tarafı Galerisi ortaya çıkmıştır.

Reichstag (Federal Alman Parlamentosu)

  • East Side Gallery’den hemen sonra Parlamento binasına geldim. Çünkü buraya gelmeden 1-2 hafta önce randevu almıştım. Buraya giriş ücretsiz ama randevu almanız şart. Randevu alırken 3 farklı tarih yada saat seçebiliyorsunuz ama asıl ilk seçtiğiniz geçerli. Biletler mailinize gelir ve çıktı almanıza gerek yok, göstermeniz yeterli. Kontrolden sonra asansörlere binerek gidiyorsunuz. Girmeden hemen önce önünde Afrin harekatıyla ilgili Türklerin protestosuyla karşılaştık.
  • Randevu almak için link ;

https://visite.bundestag.de/BAPWeb/pages/createBookingRequest.jsf?lang=en

  • Binanın en üst yani çatı kısmını(dome) sesli rehberlerle gezebilir ve Berlin’i yukarıdan seyredebilirsiniz.
  • 1882’de mimarlık yarışması sonucunda 189 aday arasından Paul Wallot’ın kazanmasıyla binanın mimarlığını yapmış.
  • 1884’de yapımına başlanmış, 94’de tamamlanmış.
  • Bina 1933’de Hollandalı bir komünist tarafından kundaklanmış ama hiçbir zaman kesinleşmemiş. Bir diğer iddia da yangını Nasyonel sosyalistlerin gerçekleştirip suçu komünistlere attığı, bunun nedeni olarak da Alman Komünist Partisi’ni yasaklamak için istedikleri bahane olarak gösterilmiş.
  • 2. Dünya Savaşı sırasında da harap olmuş. Bir Sovyet askeri buraya Zafer Sancağı çekmiş, bu anın çekildiği bir de fotoğraf vardır. Okuduğuma göre bunu çeken fotoğrafçı, fotoğrafları Moskova’ya göndermeden önce askerin bileğinde iki saat görür, Stalin tarafından yağmalama kesinlikle yasak olduğu için askerin idam edileceğini düşünür ve fotoğrafta düzeltme yaparak gönderir.
  • Soğuk savaş döneminde Batı Berlin’de kalmış.
  • 20 haziran 1991’de Berlin yeniden Almanya’nın başkenti olmasıyla burasıda yeniden Meclis Binası olmuş.
  • Restorasyonu için yeniden mimarlık yarışması yapılmış, Norman Foster seçilmiş.
  • 1999’da kullanıma açılmış.

Bundan sonra bir yemek yiyerek günü bitirdik. Sıra 3. günde 🙂

Berlin Olimpiyat Stadyumu(Olympiastadion)

  • Bugün de ilk olarak 1936 yılı Berlin Olimpiyat oyunları için yapılmış stadyuma gittik ve buraya gitmeden önce Getyourguide’dan bilet aldık. Sadece gideceğiniz günü seçmeniz yeterli, saati size kalmış. Açılış- kapanış saatleri; 10:00-16:00. Bilet fiyatı;34 pln (yaklaşık 39 lira). Sesli rehberinde 5 dil var; türkçe bunlardan biri değil.
  • 76bin oturma kapasitesi, 78 metre yüksekliğinde çan kulesi, 25bin kişi kapasiteli bir açık hava eğlence merkezi-konser alanı  Waldbühne bulunmakta.
  • Burası ve ırkçılık ile ilgili Rüzgarın Oğlu(Race) filmini izleyebilirsiniz. Güzel bir film.
  • Haziran’da Beyonce ve Jay-z’i burada sahne alacaklar, fiyatları 90 euro civarı.

Burası yürüyerek çok uzak kaldığı için günlük bilet aldık(targeskarte). O yüzden bütün gün toplu taşıma kullanarak gezdik. AB tarife geçerli.

Stadyumdan sonra Kreuzberg merkezi için yeniden şansımı denedim ve buldum. İstanbul Supermarkt’dan helal kesim kıyma alıp, Hasır restaurant da bir beyti yedikten sonra kahve içmeye Five Elephant‘a gittik ama beğenmedim. Neden o kadar beğenilmiş anlamadım. Bir diğer hayal kırıklığı da ünlü 2.el pazarlarından biri olan MauerPark‘da yaşadım. Çünkü soğuk olması sebebiyle sanırım, hiçbir şey yoktu. Burada normalde sokak yemekleri ve bazende küçük festivaller olurmuş.

Daha sonra soykırımın simgelerinden biri olan Yahudi kız Anne Frank‘ın müzesine gittik ama Pazartesi kapalıymış. 2. Dünya Savaşı sırasında 2 yıl evinde saklandığı ev müzeye dönüştürülmüş. Gitmeden önce buradan – https://www.museumsportal-berlin.de/en/kontrol ederek gitmenizde fayda var ama dışındaki duvar resimlerine bakmak içinde uğrayabilirsiniz. Güzel bir cadde de yer alıyor. Daha sonra duvarının her yerinde fotoğraf olan Ständige Vertretung adındaki restorana gittik ve meşhur alman biralarından Berliner Weisse’i denedik. Burası batı Berlin’de özellikle önemli devlet adamlarının uğrak mekanıymış. Bizde beğendik. Günün sonunda Aldı’dan alman çikolataları aldık. Dönüşte de almış ve çok beğendiklerim olmuştu ama isimlerini hatırlamadığım ve hepsini yediğim için öneremeyeceğim. Bu arada en uygun marketler Aldı ve Lidl.

Son gün, Holokost Anıtı’nı ilk gün sadece karanlıkta gördüğüm için tekrar gittim.

The Memorial to the Murdered Jews of Europe

  • Katledilen Yahudiler için yapılan anıt, 19.000 metrekarelik alanda 2711 adet bloklardan oluşmakta.
  • Bu bloklara stelde denmekte ve 2,38 m uzunluğunda 0,95 m genişliğinde ve 0,2 ile 4,8 m arası değişen yükseklikleri var. *Stel;yunanca da dikili duran blok
  • 2003’de başlamış ve 2004’de tamamlanmış. 25 milyon euroya mal olmuş, mimarlığını Yahudi olan Peter Eisenman yapmış.
  • İlk başta kısa olan sütunlar içeri doğru uzuyor ve kasvetli bir hal alıyor. Böyle olmasının sebebide o kaosu anlamak içinmiş.
  • Biz elimizde valizle gezerken bir görevli dikkatli olmamız konusunda uyardı. Burada kıstırarak çantaları çalıp sonrada kendilerinin olduğunu iddia ederek kaçıyorlarmış. O yüzden hemen çıktık. İçine çok kaybolamadım 🙂
  • Buranın hemen yanında Hitlerin Sığınağı olarak bilinen Führerbunker var. Ancak Ruslar tarafından bombalanmış, Neo naziler tarafından kutsal bir alana çevrilmemesi için yerine otopark yapılmış. Bunun dışında da şehirde Hitler’e ait yada onunla ilgili bir şey bulunmuyor.

img_9221

Ve tekrar Brandenburg kapısını gördükten sonra Tiergarten’a doğru yola çıktık. Burada yer alan ‘Berlin Zafer Sütunu’ gördük.

Berlin Zafer Sütunu (Siegessäule)

  • Tiergarten’ın anlamı hayvanat bahçesi olmasına rağmen burada hiç hayvan yok ancak çok yakınında Berlin hayvanat bahçesi var.
  • 1864’de Danimarka- Prusya Savaşı’ndaki zaferi anlatmak için tasarlanmış ve 1873’de tamamlanmış.
  • 8,3 m ve 35 ton ağırlığında Victoria heykeli eklenmiş. Berlinliler tarafından ‘Altın Else-Goldenelse’ adı verilmiş.
  • Giriş ücreti 3 euro, merdivenleri dik,dar ve yorucuymuş, ben çıkmadım.

Daha sonra hayvanat bahçesinin hemen yakınındaki 25 hours Hotel’in 10.katında bulunun Monkey Bar’a gittik, eğer yemek yemek isterseniz onun hemen karşısında olan Neni Berlin’e oturabilirsiniz. Tuvalet manzarası çok güzel, bizim manzaramızda da Kaiser-Wilhelm vardı.

Sonrasında Kunfürstendamm’ın yakınındaki Bikini Berlin adındaki alışveriş merkezini gezip oraya yakın bir yer olan Burger de Ville’de yemek yedikten sonra metroyla ZOB’a vardık ve gezimiz son buldu.

Başka nereler görülebilir? Neler yapılabilir?

  • Burgermeister’da burger yiyebilirsiniz. Çok ünlü, güzel hamburgerleri olduğunu duymuştum ama ben unuttum :/
  • 2. el pazarlarını (Fleamarket – bit pazarı) gezebilirsiniz; Mauerpark, Boxhagenerplatz, Raw Flohmarkt, Marheinekeplatz
  • Trabi denilen küçük araba yada bisiklet kiralayabilirsiniz.
  • House of Small Wonder kafede bişeyler içebilirsiniz. Burayı da unutmuşum :/. Five Elephants yerine kesinlikle buraya gitmeliymişim.
  • Yazın giderseniz, parklarında zaman geçirebilirsiniz.

Berlin’de Öne Çıkanlar

  • Berlin’de 150 tane müze var
  • Sokak sanatı yani grafiti ve duvar resimleri bu şehrin her yerinde
  • Sokak performansları yaygın
  • Currywurst(baharatlı domuz etli bir sosis) ve Almanlar Pfannkuchen olarak telaffuz ettikleri Berliner (şekerli hamurlu) tatlısı buraya özgü ve birçok bira çeşidi bulunmakta.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s